Hoşgeldiniz
Giriş

Keltler; Kan, Demir ve Fedakârlık 1.Bölüm Viasat History Belgesel İzle Türkçe Dublaj

30
You can skip to video in 10

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

URL

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Sorry, only registred users can create playlists.
URL


Ekleme Tarihi by User - Kategori: YouTube Videos
1 İzlenme
Sitemizde sadece tamamı YouTube'dan derlenen ve video sahibinin YouTube API kullanıcılarının erişimine izin verdiği ve yükleyicisi tarafından paylaşılabilir olarak belirtilen içerikler paylaşılmaktadır, host EDİLMEMEKTEDİR. İçeriklerle ilgili bir hak ihlali olduğunu düşünüyorsanız lütfen info@yerliyabancidizi.com adresinden iletişime geçiniz.

All content on our site is embeded from YouTube with original YouTube API. Only the videos that are "permitted to be embed" are listed on our site. We DO NOT host the videos.

Açıklama

Neolitik çağın sonunda İ.Ö. 1800 yıllarında, bugünkü Fransa’da, Ren nehrinin doğusunda yaşayan Proto-keltler; İ.Ö. 900’lerde Alp Dağlarındaki topluluğun ülkelerini istilası sonucunda İ.Ö. 500’e kadar bu toplulukla iç içe geçerek, İsviçre’nin Neuchatel Gölü’nün doğu ucundaki La Tene’de yeni bir kültür yarattılar, ancak Avrupa’nın kuzey kavimleri İ.Ö. 9 yüzyılda nemli ve soğuyan avrupa iklimi ile güneye Keltlerin ülkesine, Orta Avrupa’ya inince Kelt halkı, artan aşırı nüfusunun etkisiyle bu kez daha sıcak olan, Güney Fransa’ya ve İspanya’ya indiler.
İ.Ö. 500-280’de, kuzey batı istikametinde Britanya’ya Ivernia(bugünkü İrlanda)ya geçtiler, bir kısmı İber Yarımadası’nda güney batı yönünde ilerlediler, bugünkü portekiz (portus galli) yani “Gallerin limanı”na ulaştılar.
Daha sonra Gallia (bugünkü, Fransa)dan, Alpler üzeri İtalya’ya indiler ve Etrüsk hakimiyetini sona erdirdiler. Onların bir kısmı Arnavutluk ve Balkanlar üzerinden Anadolu’ya geçerken ve adları Galatlar olurken, büyük bir kısmı yine oralarda kaldılar.
Hem çok uysal, hem de ölümsüzlük inancıyla ölümden korkmayan, bu korkusuz savaşçılar, hiçbir zaman yerlerinde durmadılar. Romalılarla çok uğraştılar.
Onlara, Hellenler “Keltoi” yani Keltler, Romalılar ise “Galatae” yani Galatlar diyorlardı. Biz de Anadolu’ya gelene kadar onlardan “Keltler” diye söz edelim, sonra Anadolu’yu anlatırkende aynı insanlara “Galatlar” diyelim.
Keltler, Roma’nın baskısıyla Galya’dan Britanya’ya geçerek geleneklerini ve yaşamlarını Avrupa’ya nazaran Britanya’da daha rahat sürdürmeye devam ettiler, onlara burada yaşayan Britanlardan bir zarar gelmedi, birlikte huzurlu bir topluluk oluşturdular.
Keltler, yazıya geçirilmesini yasakladıkları kutsal bilgilerini, rahipleri olan druidlerle yıllar boyunca taşıdılar, sözlü gelenekleri esastı, kutsal bilgiler asla yazıya dökülemezdi, tıpkı kabalistler gibi.
Keltler için Roma kayıtları şöyle diyordu : “Ruhun ölümsüz olduğunu atalarından duymuşlardı, ölülerini ötedeki yaşamlarında gerekli şeylerle birlikte gömerlerdi. Yıldızlar ve hareketleri ile evrenin ve dünyamızın sınırlarına ilişkin, bir çok şeyi tartışırlardı. Rahipler meskenlerini uzak ve derin ormanlarda kurarlardı. Druid’ler çok iyi okul ve kütüphanelere sahiplerdi. Tora, Oxford, Anglesey, Iona Enstitüleri en seçkinleri idi. Asil aile ve yüksek sınıfların, gelecek vaadeden gençleri buralarda eğitilir, kendi kurumlarında eğitim almamış hiç kimsenin devlet adına çalışmasına izin verilmezdi.”
Hıristiyan Avrupadan önce Keltler, rahipleri Druidleri vasıtasıyla ortak kültürle bir araya gelmiş bir topluluk idiler. Kökenleri muhtelif rivayetlere göre M.Ö. 18. yy’ye kadar gidiyordu.
Britanya’daki Kelt kavmi, Romalılar ile zorla ve eziyetle Hıristiyanlığa dönerken, Hıristiyanlık öncesi atalarının göreneklerini, alışkanlıklarını hep yanlarında taşımış ve uzlaşarak yeni Hıristiyanlık prensiplerini oluşturmuşlardı. Günümüz İngiliz kilisesinin, Ortodoks ve radikal Katolik Hıristiyanlardan farkı, onların Hıristiyanlık öncesindeki inanç ve ibadetlerini, yeni dinlerine adapte etmesinden kaynaklanmıştır. Bu adaptasyon sırasında da Yahudi-Hıristiyanların büyük etkisi ve katkısı olmuştur.
Hıristiyan Roma, Nasraniler veya Yahudi-Hıristiyanlar gibi onları da sapkın olarak görüyordu, onları pagan olarak adlandırıyordu ve bugün Hıristiyan alemince de hala öyle anılıyorlar. Eski Avrupa kavimlerinin dinleri öyle sanıldığı gibi inançsız ve kökensiz olamazdı. Onların da kendilerine göre anlamlı, doğru ve ileri dinleri ile inançları vardı. Bu halkın adı da, Kelt idi ve inançları da druid rahiplerinden öğrendikleri idi.

Yorum Yazın

RSS